Süslü sözlerle söylenmemiş,sırrı fezadan gelen nîdasında gizli bir şiirin son satırıydı bu…

Sorulmamış bir sorunun beklenmeyen bir cevabı.

Kadın sustu.

Kadın inandı.

Kadın kapıyı kapattı.

Kadın suslarında kendine kaçtı.

Kadın yazdı.

Sırasını bekleyen bir idam mahkumu gibi gecenin resmini yazdı.

Kadın kaçtı kendine.

Kadın  sustu.

Suslarında evrenin sesini duydu…

Mateminin naif,ürkek sesinde kendini buldu.

Küçük elleri ile yağmura dokundu.

Adamın gölgesi fezada bir buluttu.

Gözleri ile kadını süzdü.

Selam verdi ve geçti.

Kadın ruhunu adamın gölgesinde bıraktı.

Yazdı.

Gitti.

‘Benim hissedemediğim bir yerde öylece bekleyen bir hayalsin,biliyorum’