2006 Yazı benim için dönüm için dönüm noktası olmuştur. Öss istediğimden kötü geçmiş olsada, elle tutulur yerlere girmeme yetiyordu. İstediğim şehirde, istediğim bölüme, istemediğim okula yerleştim.

Bu yaz benim hayatımı etkileyen en önemli olay öss değildi. Öss gelip geçiciydi fakat O… O’nun yeri bambaşkaydım. Karşılıksız aşıktım O’na. Küçük bir çocuğun sevgisi gibi, saf bir sevgiyle seviyordum. Biliyorum benimde hatalarım oldu, O’nunda. Karşılıklı sevgimizi incir kavuğunu dolduramyan sebeplerden bitiriyorduk. En sonunda, ayrıldık. Hüzünlü bir sarhoşluktu. Bu sarhoşluktan çıkmam bir süre aldı ve bunu farkettiğimde O’na koştum.

O’na koşuşum hayatımda radikal kararlar almama sebep olacağını bilemezdim. O’nun hasta olduğu bir gün sürpriz yapmak istemiştim, Kızılaydan ( Ankara-Merkez) O’nun en sevdiği çiçekleri alarak atladım otobüse. Nerde oturduğunu çok fazla bilmiyordum. Bildiğim tek şey, Taksi durağında indiğiydi. Aklımdan geçirdiğim plan, indiğimde O’nu aramak, O geldiğinde ise dizlerimin üzerinde O’ndan af dilemekti. Umulmayan şekilde gelişti olaylar. Gittiğimde, aşağı inmek istemedi. Sanki bulutlar beni bekliyordu o damlalarını gökyüzüne bırakmak için. Oradaki bir markete sığınmıştım. Telefonda aşağı inmesi için yalvarıyordum. Çiçekten hiç söz etmemiştim, O’na sürpriz olmasını istiyordum. Hiç gelmedi, hiç inmedi aşağıya. Elimdeki çiçekleri merketteki kıza şu sözlerle:”Siz bunları daha çok hakediyorsunuz” vererek attım kendimi yağmura. Otobüs durağıyla market arasında yürürken -yağmur altında- hayatımın geri kalanı için radikal kararlar alacağımı hiç düşünmezdim. Otobüse bindiğimde, geldiğim şöför ve muavin vardı. Değişen ise, elimde çiçek yerine, kızgın suratlı ve sırılsıklam olmuş bir BEN’di.

O gün, o yağmurda, yürürken, ne hissettiğimi bir sonraki bölümde paylaşmak istiyorum. Aldığım kararlar, şuan dahi ilişkilerimde bakış açımı değiştirdi.

-Peki ya, O’nu seviyormuyum hala?
-Gel dese, koşa koşa giderim. TEK UNUTAMADIĞIM İNSAN O.