Aşk Hayatim

Hayatım’a yazdığım ilk bestem

Ruhum gizlenmişti bir yerlere

Nefes almak zor geliyordu

Ellerimle kalbimi kilitlemiştim

Yalanların ortasında kaybolmuştum…

 

Işığınla çekmiştin beni dünyana

Rüyamdayken gerçeği yaşıyordum adeta

Ellerinle açarken kalbimdeki mühürü

Seninle nefes alabildim bu dünyada

 

Geliyordun sıcak gülümsemenle yanıma

Tutuyordun ellerimden sıkıca

Sadece sen ve ben vardık gizli rüyamda

Huzurla gözlerimi açmıştım o sabaha

 

Sihirli rüyamdan uyandığımda

Gerçeğini yaşayacağımı bilmiyordum

Masum yüzünü karşımda gördüğümde

Kayıp şehirde yeniden RUHUMU bulmuştum!

Hayatımı değiştiren insan

Hayatımın anlamını bir anda değiştirdi. Onunla 31.12.09 tarihinde tanıştık ve tutkulu bir aşkla bağlandık birbirimize. O günden itibaren hayatım değişti. Bir mutluluk geldi hayatıma. Uzun bahsetmek istiyorum aşkımdan ama şuan değil =), kısaca;

O’nu seviyorum,

Aşkım seni seviyorum.

Yeni Yılda Aşk Kapıyı Çaldı

Yeni yıla girerken aşk kapımı çaldı. Birden bire O(M)’nu gördüm. Bulutların üzerinde gezen ruhumu ancak bilgisayar başına indirebildim. Ancak şimdi buldum yazma fırsatı. Beni bulutların üzerine çıkaran aşkımı hergün, her dakika görmek istiyorum.

Olmadı ya, Hergün Karşımda

O’na farklı hisler besliyordum. Hiç olmamıştı böyle uzun zamandır. Adını koyamadığım bir şeydi; aşk, sevgi. Adı her ne olursa olsun, O’na kalpten bir şeyler hissetmiştim.

Fakat olmadı, biliyordum aslında taa en başında. Olmayacağını adım gibi biliyordum. Bir ümitti içimdeki, bir özlemdi O’na kavuşmak için. Olmadı, düşlediğim hayaller bende kaldı. Gerçekleştiremedik o hayalleri. Belki diyorum, belki…

O’nu kaybettim ya, artık hergün karşımda. Kantine gidiyorum karşımda O,  bahçeye çıkıyorum karşımda O. Ona ulaşmak isterken bu kadar uzağımdaydın, peki ya şimdi ne değişti de her zaman karşıma çıkar oldun.

Seni her gördüğümde, kalbimdeki yarama tuz basma. Tekrar, tekrar hançerleme beni.

Son bir uçurum mu, yoksa mutluluğa doğru bir yol mu?

Geçtiğimiz günlerde O’na küçük bir oyun oynayarak telefonunu aldım. Aslında numarasını biliyordum, fakat O’ndan almamıştım. Bu hiçte hoş bir davranış değildi. Telefon numarasını O’ndan almadan O’nu arayamazdım. Küçük oyun düşündüğüm gibi gitti ve telefon numarasını verdi.

Yarın bayram ve O’na ilk mesajımı atmam için güzel bir sebebim var. Aldığım cevaba göre, O’nu bir yerlere davet edeceğim. Umarım düşündüğüm gibi her şey yolunda gider ve yolun sonunda bir uçuruma sürüklenmem.

O’na Düşündüğüm Planlar Suya Düşünce

O’nunla bayramı bahane ederek mesajlaşmak 1 haftadır düşündüğüm bir şeydi. O’nunla mesajlaşıp bayramın son günlerine doğru bir yerlere davet edecektim. Böylece O’nun bana karşı düşüncelerini öğrenebilecektim. Eğer gelirse, bana karşı boş olmadığına kânaat getirebilecektim. Eğer gelmez yada tersler ise hüzünlü bir son olacaktı.

Hiç aklıma gelmeyen Ankarada dışında olma ihtimali gerçekleşti ve bayram sebebiyle Ankara dışına çıkmış. Bu yüzden mesaj dışında bir adım atamayacağım. İlk mesajımda bayramını kutladım ve nasıl olduğunu sordum. Çok laubali olmadan bir mesaj yazdım. Gelen cevap çok güzeldi, uslubu, attığı mesajdaki bana karşı tutumu gerçekten güzeldi

not: bu temamdaki ilk gülen yüz ifadem ve temamı bu sefer çok beğendim.

O’nunla Nasıl Tanıştım?

O’nu ilk öğrenci işlerinde gördükten sonra, uzunca bir yaz tatili boyunca hiç göremedim. Tek bildiğim Organik Kimya dersini aldığıydı. İsmini bilmiyordum, sınıfını bilmiyordum. Aklımdan hiç çıkmadan yer edinen ise gözleriydi. Gülüşü gözlerine yansımıştı, her gülüşünde gözlerinde pırlantalar parıldırıyordu. İsmini dahi bilmediğim bu kız, aklımda bir melekten öte güzellikle saklıydı. Hep o gülüşünü gözlerimin önünde canlanıyordu.

Taki, Selin dostumun fotoğraflarında O’nun fotoğrafını görene kadar hakkında hiç bir şey bilmiyordum. Dostumun liseden samimi arkadaşı çıkması, bence sadece bir tesadüf değildi. Artık ismini biliyordum, sınıfını, yaşını vs hakkında herşeyi Selin’den öğrenmiştim. Fakat bir sorun vardı. Selin ile O’nun arası eskisi gibi değildi. Selini aracı kullanarak O’nunla tanışamazdım.

Tesadüfler birbirini kovaladı. Okul yeni açılmıştı. Ogün Merve ile konuşurken kuzeni Esra’dan bahsetti. Esra ile aynı bölüm ve aynı sınıfta olması güzel bir tesadüftü. Fakat yine bir sorun vardı. Çünkü Esra ile O’nun arası yoktu. Sadece merhabalaştığı biriydi. Esra ile de O’nunla tanışamazdım.

Sevindirici haber uzaktan gelmedi. Ogün son sınıfların tasarım grupları oluşturulmuştu. Esra’nın yakın arkadaşı Ayşe ile O aynı tasarım grubunda yer almışlar. Hocanın rasgale seçimi sonucu oluşturulan bu grup, benim O’na ulaşmamı sağlayabilecekti. Önce Merve Esra ile tanıştırdı. Esra Ayşe ile tanıştırdı ve sonunda Ayşe’de O’nunla tanıştırdı. Artık O’nunla tanışmıştım. Aslında O’nu yakından tanıyordum, ne yaptığını, ne sevdiğini her şeyi biliyordum. Ama O beni tanmıyordu.  Artık O da beni tanıyordu.

Daha sonrasında Ayşe, Esra, Selinin yardımları sayesinde O’nu tekrar görebilecektim. Hakları ödenmez arkadaşlarımın.

Şimdi Aşk – 1 -

Bir kaç yazıdır geçmişten bahsediyorum, fakat bu yazımda bugunden bahsetmek istiyorum. Geçen dönemin son günlerinde görmüştüm O’nu. Çok kısa bir konuşmamız olmuştu. Fakat hiç bir zaman aklımdan çıkmayan bir diyalogtu. Staj sebebinden dolayı imzalatmam gereken kağıtlar için öğrenci işlerine gitmiştim. 2-3 kişilik minik bir sıra vardı. Önümde belgelerini düzenliyordu. Onda farkettimki nufüs cuzdanı fotokopim eksikmiş. İlk konuşma, göz göze gelişimiz o anda olmuştu. Ona hafif bir ses tonu ile “afedersiniz, nufus fotokopiside mi gerekli” sözleri çıktı ağzımdan. O’nun bana dönüşü cevap verişi, ilk gözlerini görmemdi. Bu kadar anlamsız sözler, bu gözlerle bir anlam kazanmıştı. Bir aşkın ilk tohumların atılmıştı kalbime. O işlemlerini yaparken, ben nutkum tutulmuş vaziyette sadece gözlerini izliyordum. Bir pırlanta gibi parıldıyordu. Gözlerimi alamıyordum bu güzellikten. İşlemlerini bitirip giderken, koluma dokunup iyi günler demesi mıh gibi aklıma kazındı. O giderken, ben sadece bakakaldım. Arkasından koşup, haykırmak gerekirdi. Bu aşkı O’na haykırmalıydım, gitmesine izin vermemeliydim. Fakat gitti…

Final haftasının son günlerinin olmasının etkisiyle, bir daha yüzünü göremedim. İsmini, bölümünü bilmediğim bir güzellikti. O’nunla ilk karşılaşmamız bu şekilde olmuştu. Güzel tesadüfler bizi tekrar görüştürdü, tanıştırdı.

Devam edecek…

hüzünlü bir son

hüzünlü bir son…

son gelm(iş)

bugun Ayşeden gelen 2 mesajı yazıyorum size:

sanada iyi bayramlar koraycan :) uzulmeni istemem tabi. ama bana sorasan acilma derim, ark.ni kaybetme derim sadece tavsiye!

Benden Ayşeye giden cevap:

ben ona arkadaştan öte şeyler hissediyorum. bildiğin bir şey mi var , bana karşı düşüncelerini biliyormusun

ondan gelen cevap:

işte o yüzden diyorum koraycim ya acilma yada ark. karlmayi unut!bole pat diye solemek istemezdim uzgunum.

Buda demek oluyor ki yine huzunlu bir son buldu beni, bu ankara soğunda. Bu soğukta başımı koyup ısıtacak bir yürek arayışım son buldu…