Rastgale

melike’den alıntılar :)

Eflatun”a iki soru sormuslar.

Birincisi ; “Insanoglunun sizi en çok sasirtan davranislari nedir ? “…
Eflatun tek tek siralamis :

- Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarini özlerler…
- Para kazanmak için saglıklarını yitirirler. Ama saglıklarını geri almak için de para öderler…
- Yarindan endise ederken bugünü unuturlar.Dolayisiyla ne bugünü ne de yarini yasarlar…
- Hiç ölmeyecek gibi yasarlar. Ancak hiç yasamamis gibi ölürler…

Sira gelmis ikinci soruya ; “Peki sen ne öneriyorsun?”

Bilge yine siralamis ;

- Kimseye kendinizi “sevdirmeye” kalkmayin! Yapilmasi gereken tek sey, sadece kendinizi “sevilmeye” birakmaktir…
- Önemli olan; hayatta “en çok seye sahip olmak” degil, “en az seye ihtiyaç duymaktir”..

Sevgi Dolu Bir Kalp

Sevgi doldurdu kalbimi, yeniden yaşamam için etken olan kişiyi seviyorum.

  • Onun rahatlığını seviyorum.
  • Onun masmavi gözlerini seviyorum.
  • Onun kapris yapmayışını seviyorum.
  • Onun yüzünü seviyorum.
  • Onun anlayışını seviyorum.
  • Onun bana olan aşkını seviyorum.

    Şimdilik bu kadar yeter :)

TCDD’de Hızlı Trene Binmek Eziyet Olursa

İstanbuldan Ankaraya gelmek için hızlı tren bağlantılı Eskişehir Eskpresi tam bize göreydi. Saatleri tam bize uygundu hemde ilk defa hızlı trene binerek test edecektik. Fakat biletimizi almaya Haydapaşaya gittiğimizide şok gibi bir cevap ile karşılaştık. İstanbuldan kalkan Eskişehir Eskpresi hızlı trene yetişemediğini söylüyordu. Yani eskişehire gidecek ordan hızlı trene geçecektik fakat bizim eskişehire gidecek tren hızlı trenin kalkışına yetişemiyordu. Bu nasıl bir iş? Siz treni yetiştiremiyorsanız, neden bağlantılı tren koyuyorsunuz? Nasıl bundan gururla bahsediyorsunuz, orda şurda? Tehirli gittiği saate göre hızlı treni kaldırabilirsiniz, bunu da mı düşünemiyorsunuz? TCDD’nin en önemli treninde yaşanan bu aksaklıklardan, alt seviye memurlar değil, birinici dereceden Genel Müdür Süleyman Karaman sorumludur.

“UZAKTAN EĞİTİM” İLE MÜHENDİS YETİŞTİRİLEMEZ

Endüstri Mühendisliği lisans programlarında “uzaktan eğitime” başlanması üzerine Makina Mühendisleri Odası 9 Eylül 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
YÖK Önemli Bir Yanlıştan Geri Dönmelidir!

“Uzaktan Eğitim” ile Mühendis Yetiştirilemez!

Geçen yıl ÖSYM ek yerleştirme kılavuzlarında görüldüğü gibi, endüstri mühendisliği eğitim programının piyasalaştırılmasının yeni bir biçimi olan “uzaktan eğitim” uygulamasına örtülü bir şekilde başlanmış; bu yıl ise Sakarya Üniversitesi ve Hoca Ahmet Yesevi Türk Kazak Üniversitesi tarafından bu programlara öğrenci alınmaya başlanmıştır.

Bu uygulamaya göre üniversiteler, bir lisans programına ait eğitim müfredatının sadece % 30‘luk bölümünü öğrencilere yüz yüze vermekte, geriye kalan % 70‘lik kısım ise uzaktan eğitim araçları kullanılarak öğrencilere aktarılmaktadır. Örgün öğretim programları varken üniversite eğitimini öğrenciye “uzaktan” ve “herhangi bir araç ile ulaştırmak”, karşılığında ise yüksek eğitim ücretleri talep etmek şeklindeki uygulama, eğitim sürecinin içinin boşaltılması ve bir alış-veriş sürecine dönüşmesini amaçlayan piyasacı bir yaklaşımdır.

Teknolojik gelişmenin ulaştığı nokta elbette ki yadsınamaz ve yeni eğitim-öğretim araçları kullanılarak öğrenme süreci daha verimli hale getirilebilir. Fakat yöntem ile mühendis ve dolayısıyla “Endüstri Mühendisleri” yetiştirilemez.

2009 ÖSYM verilerine göre 2‘si “Uzaktan Eğitim” programı olmak üzere “Endüstri Mühendisliği” programı sayısı 112‘dir. Uzaktan Eğitim Endüstri Mühendisliği programlarının kontenjanları tamamen dolmuştur. Çünkü bu programlarda vakıf üniversitesi harç ücretlerine kıyasla daha düşük eğitim ücretleri talep edilmekte ve çok daha az çaba ile mühendislik diploması edinilmesine izin verilmektedir. Diğer yandan uzaktan eğitim dışında toplam kontenjan sayısı 4.192 öğrenci iken bu programlara yerleştirilen öğrenci sayısı 3.648 olmuş, toplam kontenjanın % 13‘lük kısmı boş kalmıştır. Bu durum “uzaktan eğitime” ihtiyaç olmadığının açık bir kanıtıdır.

Mühendislik eğitimi, eğitimi veren kişi ve eğitimi alanların yüz yüze, karşılıklı etkileşim içinde olduğu, öğrenme anında soru-cevap mekanizmasının çalıştığı ve diğer öğrencilerin de katkılarının alındığı, bilginin paylaşılıp birlikte sorgulamanın yapıldığı derslik ve laboratuvarlarda gerçekleştirilmelidir. Bu eğitim süreci teknolojinin getirdiği yeni olanaklarla zenginleştirilebilinir. Ancak eğitim müfredatının yalnızca % 30‘nun haftada sadece 2 gün yüz yüze verildiği bir eğitim modeli, ne uluslararası düzeyde mühendislik eğitiminde kullanılan klasik eğitim modeli ne de probleme dayalı öğrenme modeli olan aktif eğitim modeli ile uyuşmaktadır. Uzaktan eğitim yaygın olarak çeşitli konularda sertifika vermek amacı ile yürütülen en az kaynak (eğitici, derslik, enerji v.d.) kullanımlı ve fakat en çok kazanç eğilimli bir eğitim modelidir.

Tüm dünyada kabul gördüğü gibi mühendislik eğitimi sadece teoriye değil uygulamaya da dayanmaktadır. Bu gerçekten hareketle soruyoruz: Uzaktan eğitim ile öğrenciye tek yönlü yüklenen teorik bilgiler nasıl ve ne şekilde pratik ile buluşacak, bilimsel öğrenme süreci ne şekilde tamamlanacaktır?

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) endüstri mühendisliği eğitimine ilişkin görüşlerini kamuoyuna sunmak, yasal zeminde endüstri mühendisliği mesleğinin onurunu ve çıkarlarını korumak kararlılığındadır. MMO olarak YÖK‘ü uyarıyoruz: Uzaktan eğitim ile mühendis yetiştirilemez! Uzaktan eğitim endüstri mühendisliği programları kapatılmalı, bu yanlıştan en kısa sürede dönülmelidir.

Emin KORAMAZ
TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tmmob.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=5431&tipi=9

Ankara Yazılım Atölyesi

Dün ( 20 Şubat ) TOBB üniversitesinde Ankara yazılımcılar atölyesi gerçekleştirdik. 2 sunum izledik. Ahmet Kakıcı yapay sinir ağlarını teorik olarak izledik. Bluekid ise mevcut yapay sinir ağı FANN için geliştirilmiş FANNToolkit ile uygulama yaptık. 13 Mart’ta katmanlı yazılımlar ile ilgili sunum izleyeceğiz.

sor bana, vereyim cevabını

eğer üyeyseniz ve giriş yaptıysanız, bilgileriniz gözükerek soru sorarsınız fakat, ben herkese açık tuttum. Dilediğiniz gibi sizi bilmeden soru sorabilirsiniz bana.

( aynı zamanda yan menüyede yerleştirdim)

Merhaba dünya!

Sitenin barındığı yerden kanynaklı bir sorun yaşadık ve hiç bir yedeğimiz olmadan ( Google – Cache ile ) siteyi taşıdık. Yeniden Merhaba Dünya

Bilirmiydim?

Öylesine karalama yaparken yazdım, kayıtlı kalması için blogumda yayınlıyorum
*bilirmiydim
*böyle olacağını
*melekleri andıran
*bu ışıkların
*sonum olacağını
*yavaş yavaş yaklaşıyorlardı üzerime
*gökten inen iki melekti sanki üzerime gelen
*nerden bilebilirdim ki
*o kadar güzellerdiki
*baktıkça baktıkça
*doyamadım
*dahada bakmak için
*durdum yerimde
*bilsem dururmuydum orda
*ayaklarım yere bağlanmıştı sanki
*kıpırdayamıyordum
*üzerime geliyorlardı
*hızlanmışlardı
*geliyorlardı
*bilsem kıpırdamak için çabalamazmıyım.
*gözlerim onlardan başkasını görmez olmuştu
*kulaklarım sağır olmuştu bu güzellik karşısında
*bilseydim, gözlerimi ayırmak için çabalamazmıydım.
*ah diyorum şimdi
*gökteki bulutlardan dünyaya bakarak
*ah diyorum
*bir güç olsaydı
*bana bu meleklerin sahte olduğunu gösterseydi
*aslında ışığın arkadasına saklanmış bir şeytan olduğunu
*2 çift ışıktı sadece yaklaşan
*nerden bilebilirdim
*sadece ekemk almak için çıkmıştım dışarı
*nerden bilebilirdim
*bu iki ışığın sonum olacağını
*bu iki ışığın gördüğüm son güzellik olduğunu
*yinede diyorum
*2 melek görerek elveda dedim dünyaya
*elveda dünya elveda
*nerden bilebilirdim ki

İ. Melih Gökçek Gar Önü Köprü

“Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan alınan izinle, araç trafiğini daha seri hale getirmek için Gar Meydanı’na köprülü kavşak yapılacak. Gar Meydanı’nın başkentin tarihi dokusu açısından taşıdığı öneme işaret eden uzmanlar ise tepkili: “Ankara’da kent meydanlarının önce kavşaklara sonra da yeraltı tünellerine dönüştürülmesi sürecinde, tarihi Gar Meydanı da bir tünel giriş – çıkışı haline getirilecek.”Melih Gökçek yönetimindeki AKP’li Anakent Belediyesi, bu kez köprülü kavşak için başkentin simge mekanlarından tarihi öneme sahip gar önünü seçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan 11 Mayıs’ta çıkan kararla, araç trafiğinin kesintisiz akışı için Gar Meydanı’na köprülü kavşak yapılacak. Kararın, “kamu yararına, hukuka, imar mevzuatına, mimarlığa, şehircilik ve trafik mühendisliği esaslarına, insan haklarına, evrensel yaya hakları ile çağdaş ulaşım planlaması, kültürel peyzaj ve peyzaj planlama ilkelerine” aykırı olduğuna dikkat çeken TMMOB Peyzaj Mimarları Odası ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nce, konu yargıya taşındı. Kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istenirken, uzmanlarca sakıncalar şöyle sıralandı:- Ankara’da daha önce yapılan örneklerinde de görüldüğü gibi, gar önü katlı kavşak yapımının yol açacağı kesintisiz trafik, beraberinde getireceği yaya alt ve üstgeçitleri, genelde tüm yayaların hareketlerini zorlaştırmakta, özelde ise başta engelliler, yaşlılar, bebek arabalılar, hamileler, kalp hastalığı olanlar, fazla kilolular ve çocuklar olmak üzere çok büyük bir grubun ulaşım haklarını zorlaştırıyor ya da elinden alıyor.- Ülkemizde planlı kentsel gelişmenin ilk örneği olan Ankara, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Plancı Jansen’e yaptırılan ilk kent planından itibaren oluşturulan Sıhhiye Meydanı – Kızılay Meydanı – Güvenpark – Bakanlıklar – TBMM yaya aksı ile oluşturulan ve vurgulanan değerler, bu uygulama ile tamamen ortadan kaldırılıyor.- Düzenleme, temel ilkesi, araç değil insan taşımak olan çağdaş ulaşım politikalarına aykırı. Gelişmiş ülkelerde, bireysel araçlanmaya değil toplu taşıma öncelik veriliyor.- Karar, halen yürürlükte bulunan “Ankara Ulaşım Planı” nın temel ilkelerine ve kent merkezine ilişkin önerilerine tamamen aykırı.- Gar binası önündeki tescil altına alınan 3 anıt ağacın durumu tehlikede. Bu ağaçlar, projeye işlenmedi.Neden sakıncalı?Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonrası, Gar Meydanı’na yapılacak köprülü kavşağın yol açacağı sıkıntılardan bazıları şöyle belirlendi:- Gar Kavşağı, yapılacak düzenleme ile bugünkünden daha yetersiz hale getirilecek; bir yöndeki trafik için sağlanan kesintisiz akıma karşılık, diğer tüm yönlendeki hareketler için kapasite azalarak, sıkışlık artırılacak.- Gar Kavşağı’ndaki sol dönüş depolama alanlarının kapasitesinin artırılması gerekirken yapılan düzenleme ile bu kapasite eskisinden daha yetersiz duruma getirilecek.- Altgeçit yapılırken yayalar dikkate alınmadığı ve gerekli minimum standartlar sağlanmadığı için ortaya çıkan düzenlemede gara yaya erişimi azaltılarak, yolun karşısından Gar Meydanı’na ulaşmak zorlaştırılacak.- Ankara’da kent meydanlarının önce kavşaklara sonra da yeraltı tünellerine dönüştürülmesi sürecinde, tarihi Gar Meydanı da bir tünel giriş – çıkışı haline getirilecek.- Altgeçidin inşaatı sırasında, koridordaki çevresel, kültürel ve tarihi değerler tahrip olacak.
Uzmanlar Ne Diyor?
Peyzaj mimarları ve mimarlar, kent dokusunun toplumsal hafızayı yeniden ürettiğini, güçlendirdiğini belirterek, “Kent dokularının kentlilerden koparılmadan, kentin fiziksel planlamasında önemli bir obje olarak kullanılması zorunludur” vurgusunu yaptı. Uzmanların, değerlendirmesi şöyle: “Gar binası ve çevresi önünden geçirilmeye çalışılan ve Ankara’yı bir taşıt kenti kimliğine doğru sürükleyen bir planlama anlayışıyla TCDD önünden geçirilecek katlı kavşak ile TCDD Ankara Garı, tüm tarihi – kültürel misyonu ile Ankaralıdan koparılmaya, kentsel hafızamızdan silinmeye çalışılıyor. Bu dönüşüm ile kentin fiziksel gelişiminde tarihine, kültürel değerlerine ve şehircilik ilkesi içinde kent içi trafik düzenindeki hız artışına verdiği katkı ile bir çöküntü ve bozulmanın yaşanacağı aşikâr. Gar binası ve çevresi bir döneme ait yapıları ve Jansen Planı’nda Ankara Kalesi ve bağlanan ulaşım ağındaki merkezi odak olması ile kentin tarihine tanıklık yapmış önemli bir olgudur. Tek başına mimari bir kütleden öte, çevresiyle oluşturduğu bütünlükle kentsel silüete yaptığı vurgu ile kentsel mirasın bir parçasıdır. Ankara Garı’nın Ankara Kalesi’ne doğru yaptığı görsel açılım Jansen Planı’nda özellikle dikkate alınmış, onun üzerine temellenmiş.”
Başarılı Mimarî
Ankara Garı, asıl tarihi 1892′ye dayansa da bugünkü haliyle yapımına 1934′te başlandı, 3 yıl sonra da tamamlandı. Önemli Cumhuriyet yapıları arasında yer alan gar binası ve bütünüyle Gar Meydanı, Cumhuriyet kurulduktan sonra yeni Türkiye’nin başkentinin planlamasının emanet edildiği Alman Mimar Herman Jansen tarafından kentin önemli akslarından biri olarak kabul edildi. Yalın malzeme kullanımı ve mimarisiyle yapıldığı dönemde dikkat çeken, o günden bugüne kadar da tarihsel dokusunu koruyan gar binasının çevresindeki planlama ve yeşil alan tasarımı ise tarihi Türk bahçe örneklerinden kalıtlar sunuyor. Başkentin önemli kimlik kartlarından olan gar ve çevresi, ayrıca barındırdığı Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi, Ankara Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi ve Demiryolu Müzesi – Sanat Galerisi ile kuşaklar arasında kurulan bağlardan biri olma özelliği taşıyor.”

REZALET Anadolu Gösteri Merkezi (Anatolia)

FİYASKO, REZALET bir Şebnem Ferah Konseri ve Orginazsoyunu. Anadolu Gösteri MerkeziAnatolia ) ‘da konsere gidersem iki olsun.Neden Kadınların çantası toplanır. Konser bitiminde çantanızı bulmak için büyük bir arbedenin içine girmek ve yerde üzerine basılmış çantamızı aramak zorundamıyız? İçleri açılan, yerlere saçılan çantalar ve izdiham….

Daha konser girişinde önlenemeyen izdiham, insan iki tane demir koyarsında, sıra olmarılarını sağlarsın. Dangalak Herifler. Havalandırması bulunmayan konser alanı -> sis efektinde nefes alamayacak kadar bunalan bir hava, Peki şuna ne demeli, Kontenjan fazlası bilet satılması. Merdivenlerin dahi dolması ve izdiham yaşanması. TAM bir FİYASKO

40TL para verip girdiğiniz konserden aklınızda kalanlar konser çkışı yaşanan arbede ve izdiham. Şebo zaten erkenden bitirdi, son Ankara konserinde 12′ye kadar süren konser bu sefer 22.45′te bitti.

Yazık gerçekten yazık, küçük bir çocuğu dövmeye çalışan güvenlik görevlisini saymadım daha. Velisi gelip karakola gittiler.

Yerlere saçılmış onlarca eşya, kimlik, para, makyaj malzemesi.