Melih Gökçek ve Diğerleri olarak etiketli yazılar

İ. Melih Gökçek Köprü Karmaşası

Bünyesinde yol ve kavşak projeleriyle ilgilenecek bir birim bulundurmayan belediyelerimiz, ilginçtir, bu hizmetleri dışarıdan satın alma yolunu da seçmiyor. Bu iş dünyada nasıl yapılıyor diye araştırma ihtiyacı da hissetmeyen yöneticiler artık kime kavşak tasarlama yetkisi veriyor, bu tasarlayan(lar) hangi ölçütlere, hangi standartlara göre bu işi yapıyor diye merak etmekteyim. Ortaya çıkan ürünlerden yola çıkarak bu işin tamamen körlemesine, yeni inşa edilen kavşakların önceden yapılmış olan kavşaklara rastgele benzetilmeye çalışarak, hiç bir teknik kural dikkate alınmadan yapıldığını söyleyebilirim. Kızılay’ın ortasına bile köprülü kavşak(belediyelerimiz ve cahil basınımız bunlara “alt geçit”, “üst geçit” adlarını veriyor) yapmaya kalkan belediye zihniyetinden muzdarip Ankara’da eşdüzey kavşakların da tamamının plansız, projesiz, hesapsız kitapsız yapıldığını söylersem abarttığımı düşünmeyin.

Bugünlerde Ankara’da neredeyse bütün ana yolların tıkandığını farketmişsinizdir. Zirve saatlerde her köprülü kavşakta bir polis, sanki kontrolsüz kavşaktaymışcasına trafiği yönlendirmeye çalışıyor. Ne kadar trajikomik bir görüntü olduğunu benden başka anlayan yok korkarım. Meslek odalarından ses yok. Peki “ben hatalıyım, iş görmüyorum” diye adeta bağıran bu köprülü kavşaklar nasıl ortaya çıkıyor? Proje şu şekilde yapılıyor: Bir öğle yemeğinde peçeteye çizilmiş köprülü kavşak taslağı, projeciye gerçekleştirmesi için veriliyor. Sürecin yasal ve hukuki kısmı dosdoğru olabilir, beni teknik kısım ilgilendiriyor. Şimdi şu kavşakta şu hata var diye saymak olanaksız, çünkü neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Köprülü kavşaklarda yapılan hataları basitçe şu şekilde gruplandırıyorum:

1-) Herşeyden önce yolların bir hiyerarşisi vardır. Bir köprülü kavşak, bir ara sokağa bağlanamaz. Köprülü kavşaklar 70km/s ve üzeri hızlar için, yani şehirler arası hızlar için tasarlanır. Trafiğin 50km/s ile aktığı ya da akması gereken şehir içi bölgelerde köprülü kavşaklar amaca hizmet etmez. Mecbur kalındığında yollar katmanlı yapılacaktır elbette, ama yaya trafiğinin olduğu yerde eşdüzey kavşaklar esastır ve yaya ve taşıtın taşıt yolunu paylaştığı yerde güvenlik gereği hız en fazla 50km/s olmalıdır. Diyelim kavşak tipi seçimi yanlış yapıldı, bir kavşağın hangi hızda çalışacağının belli olması lazım. Mevcut kavşaklarda öyle yatay ve düşey kurplar var ki, TC Karayolları’nın stardardına göre 20-30km/s hızlara göre yapılmış olmaları gerekir!

Üstte: Cadde hiyerarşisi. Şüphesiz Ulaşım Dairesi’ne yabancı bir kavram.

2-) Hafta içi, hafta sonu ve zirve saat sayımları yapılmıyor. Trafik sayımı dediğiniz bu işin besmelesi. Nasıl 50-100 yıllık yağış istatistiği almadan baraj ya da yağmur suyu drenaj projesine başlayamıyorsanız, sayım yapmadan kavşak projesi yapamazsınız. Bu yetmiyormuş gibi, şehrin ileriki yıllarda alacağı şekil de hesaba katılmıyor. Ama kavşaklarımızın adları bile “60 gün”, “90 gün” vb. Bu sürenin ne kadarı sayımda geçti dersiniz?

Çok kötü tasarlanmış bir köprülü kavşak örneği. Hipodrom Caddesi – Samsun Yolu kavşağı. Bağlantı yolundan gelenler trafiğe katılamıyor.

3-) “Şerit” kavramı hem kavşakta, hem de yolda yok sayılıyor. Tipik yonca kavşakta bağlantı yolları bir(1) şerittir. Bu da 50km/s ve altı hızlar için 3m’dir. Kurp içi olduğu için bu genişlik hesap sonucu 3.5m civarına çıkabilir. Bankete güvenli bir mesafe bırakmak isterseniz de bu genişlik en fazla 4m civarında olacaktır. Aşağıda genişliği 8m’ye kadar çıkan bir bağlantı yolu görüyorsunuz (Hipodrom Yolu – K.Karabekir). Şerit çizgisi de olmayınca bu genişliğe “sığdığı kadar” taşıt yanyana girmeye çalışıyor. Bu da bağlantı yolunun tıkanmasına yol açıyor.

4-) Köprülü kavşaklarda hızlanma ve yavaşlama şeritleri, örülme bölgeleri yok. Çevre yolu üzerindeki kavşakları Karayolları yaptığı için hızlanma ve yavaşlama şeritleri vardır. Belediyenin yaptığı hiç bir kavşakta bunları bulamazsınız. Bağlantı yolları ana yollara dünyada eşi görülmeyen bir dar açıyla bağlanır. Yola katılmak isteyen sürücü aynasından trafiği kontrol edemez. Boynunu ve belini 90 dereceden fazla çevirerek yolu kontrol etmek zorunda kalır. Ne hareketin sürekliliği kalır, ne de güvenliği. Zaten bağlantı yollarına “yol ver” işaretleri konmuştur. Akan trafiğe durarak yol verilecekse, köprülü kavşağın yapılış amacı ortadan kalkmaktadır.

Gökçek öncesi dönemde yapılmış bir köprülü kavşak: Opera Kavşağı. Hızlanma ve yavaşlama şeritleri yetersiz olmakla beraber mevcut.

Hızlanma şeritleri ve örülme bölgeleri olmadan “yapılıveren” bir köprülü kavşak: Konya Yolu – Eskişehir Yolu Kavşağı. Bu eksiklikler genişletme yapılarak çözülmeye çalışıldı. Tıkanıklık şimdilik kısmen açıldı ama kazalar son bulmadı. Fotoğraf genişletme çalışması sırasında çekilmiş.

Konya Yolu – Eskişehir Yolu Kavşağı’nın bir başka kolu. Dönüş şeritleri için sonradan oluşturulan bölünmüş yol derde deva değil. Bağlantı yolundan gelenler yola yine katılamıyor. AŞTİ istikametinden Kızılay istikametine dönüş yapanlar yonca yaprağında birikiyor. Kazalar ise aynen devam…

Tipik dik açıyla yaklaşma: Ana yol trafiği sürücünün görüş alanında, katılım sorunsuz.

Paralel yaklaşma: Tipik yonca yaprağı köprülü kavşakların çalışma sistemi. Ana yol trafiği sürücünün ayna görüş alanında. Katılım sorunsuz.

Ankara tipi(?!!) yaklaşma: Hemen bütün köprülü kavşaklardaki durum. Sürücü ana yol trafiğini ne aynadan, ne de camdan görebiliyor. Sürücü başını sola doğru en az 135 derece çevirmek zorunda. Bunu hareket halinde yapamayacağı için de durmak zorunda. Sonuç: Dur-kalklarla çalış(may)an bir köprülü kavşak.

Köprülü kavşaklarda gerekli olan örülme bölgesi.

Ankara’da, Ankara Belediyesi tarafından YAPILMAMIŞ nizami bir köprülü kavşak örneği: Eskişehir Yolu – Çevre Yolu Kavşağı. TCK tarafından inşa edilen yonca tipi kavşakta en az 450m örülme bölgesi var. İşaretlendirme ve şerit çizgileri uydudan görünecek kadar muntazam.

Ankarada Boşa Giden Paralar 1: Gökkuşağı

Milli Kütüphanenin hemen arkasında yer alan ve yapıldıktan sonra yıkılmaya terk edilen yerden bahsettiğimi hemen anlamış olmalısınız. Ankaranın en işlek bulvarlarının orta refüjüne konmuş bir yapı. yaklaşık 350 metre uzunluğunda olan bu yapı, şuan terkedilmiş vaziyette durmaktadır.şimdi belediyenin ücretsiz olarak dağıtılan yayın organında yazılan şeklini sizlere sunmak istiyorum

ankara büyükşehir belediyesi; gökkuşağı prestij projesiyle, ankara’ya hem estetik, hem de işlevsel bir mekan daha kazandırıyor.
eskişehir yolu milli kütüphane önü alt geçit üzerindeki 340 metrelik yol şeridi, gökkuşağının sihirli renklerine bürünecek. büyükşehir belediyesi’nce estetik kaygılar ön planda tutularak düzenlenen 7 bin metrekarelik alanda ankaralılar’a sunulan hizmet, projenin başkente kattığı görsel güzellikle bütünleşecek.
proje alanında incelemelerde bulunan ankara büyükşehir belediye başkanı melih gökçek, gökkuşağının kentin batı aksına farklı bir hava kazandıracağını söyledi.
aydınlatma düzeni, gökkuşağı renklerinin oluşturduğu renk armonisi ve lazer sistemiyle sağlanacak ışık ve renklerin dansının, özellikle geceleri hafızalarda unutulmayacak bir iz bırakacağını vurgulayan gökçek, “iddia ediyorum, oluşacak renk cümbüşünün türkiye’de değil, avrupa’da bile bir benzeri yok” dedi.
yolun yan tarafında inşaatı devam eden yer altı metro istasyonunun üzerinde yer alacak otoparkla da, otopark sorununun çözüleceğinin hatırlatan gökçek, gökkuşağını; merkezi konumu, bahçelievler ve emek semtlerine yakınlığıyla ankaralılar’ın, özellikle üniversitelilerin yeni gözdesi olmaya aday bir mekan olarak takdim etti.

kafeterya ve büfeler:
büyükşehir belediyesi, gökkuşağı projesiyle ankaralılar’a uygun koşullarda yemek yiyebilecekleri ve zaman geçirebilecekleri sevimli bir mekan sunuyor.
gökkuşağında alt yapısı, havalandırma, klima düzeni ve tuvaletleri tmamlanan, 17 metrekarelik mutfak, 94 metrekarelikikram salonu ve 130 metrekarelik teraslarıyla 6 adet kafeterya bulunuyor.
inşa edilen 16 adet büfede ise gazete-dergi, tekel, meşrubat, müzik market, bilgisayar mağazası, kuruyemiş-kahve, hediyelik eşya, telekom bayi, çiçekçi, bijuteri, kırtasiye, eczane gibi öncelikli olarak düşünülen hizmetlein veilmesi planlanıyor.

estetik ön planda:
gökkuşağı; farklı renkte ışıklarla süslenen fıskiyeleri, 7.5 metre çapında 2 havuzuyla, gündüz bir başka, gece bir başka tat verecek.
tarihi kentlerin sembollerinden saat kulesi de projede günün koşullarına uygun yapıda yerini aldı.
kentin gidiş-geliş istikameti düşünülerek, alanın iki ucuna önlü-arkalı 2′şer saatin bulunduğu 10 metre yüksekliğinde 2 adet kule inşa edildi.
gökkuşağında büfe alanlarının güneş, yağmur ve kardan korunmasını sağlayacak, her biri yaklaşık 230 metrekarelik 6 mebran gölgelik bulunuyor.
tümüyle granit taş döşenen 2 meydanı ve buz mavisi ışıklandırılan 42 adet cam panelin yerleştirildiği yürüyüş yolları ise projenin işlevsellikle birlikte estetiğe verdiği önemin güzel bir örneği. ayrıca; 2’si özürlüler, 2’si bay, 2’si bayan olmak üzere projede yer alan 6 genel tuvalet ise ankaralılar’a hizmet vermeye hazır. düzenlenen alanın etrafına 1′er metre aralıklarla yerleştirilen kırmızı, mor, mavi, yeşil, sarı, beyaz, pembe, kırmızı renk dönüşümü yapacak olan emniyet babaları ise yol boyunca farklı bir renk cümbüşü oluşturacak. giriş ve çıkışların 2 uç noktadan yapılacağı alanın çevresi, 1,5 metre yüksekliğinde, darbe ve kırılmaya karşı dayanıklı camla çerçeveleniyor.

Şimdi bu yazıyı irdeleyerek gidelim. İsmet İnönü Bulvarında Milli Kütüphanenin olduğu bölgeye alt geçitin yapılması ile, üst yol daraldı ve üst kısımda bir boşluk oluştu. Sanırım belediyedeki görevli kişiler ne yapsak, ne yapsak boşluğu doldursak derdine düştüler ve kütüphaneden etkilenerek gençlerin geleceği bir yer olsun dediler.

Bahçelievler, özellikle 7. cadde, gençlerin uğrak mekanlarından biridir.Gençleri düşünmeleri sevindirici ve takdire şayan bir davranış fakat uygulama çok yanlış. Yapılan büfeler, kafetaryalar bulvarın tam orasında ve her iki taraflı olarak ciddi bir trafik yoğunluğu bulunmaktadır. Gençler oturup sohbet etmek, yemek yemek istediğinde trafiğin ortasında gürültü ve dumanın içinde olacakları belediyecilerin hiç mi hiç akıllarına gelmedi mi? Oraya inek bağlasan bırakın kirliliği, gürültüden durmaz. i. Melih Gökçek bunu düşünememiş olması beni hiç şarşıtmadı.

3 Trilyon 610 milyar paranın harcandığı bu proje 2006 senesinde tamamlandı ve 3 senedir hiç bir şekilde faaliyete geçmedi. Yanında metro inşaatı sebebiyle, tüm yapı çatlaklar içinde ve tekrar faaliyet göstermesi için büyük paralara tekrar ihtiyacı vardır.

Bu projede yanlış olanı görmeyen belediye yetkililerine bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Emek ve Bahçelievler semtlerinin en büyük sorunu park edilecek yerin bulunmayışıdır. Ankaranın en işlek caddelerinden 7. cadde de park sebebiyle trafik sıkışmakta, bazen hiç trafik ilermemektedir. Gökkuşağı’nın altında bulunan, katlı kavşak, güçlendirilmeli ve üzerine çok katlı otopark inşa edilmedilir. Hem otoparktan gelir edecek belediye, hemde park sorunun büyük ölçüde çözecektir.

Giden 4 Trilyon paranın hesabını kim ne zaman soracak göreceğiz? Bu paranın i. Melih Gökçek beye sorulması şart!!